senemyurt

Ana Sayfa/senemyurt

About senemyurt

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far senemyurt has created 120 blog entries.

Bir Saray İnşa Etmek

  Okuyanlar bilir, "Yokluğun Terbiye Ettikleri" adlı yazımda, nitelikli bir ilişki için kendimizi kontrol etmenin yetmediğini, karşımızdakini de kışkırtmamamız gerektiğini yazmış ve bunu nefs köpeğimi bağlamak, karşımdakinin de köpeğini havlatmamak olarak adlandırmıştım. Bugün orada sergilediğim "şimdi ve burada" anlayışını aşan bir düşünme biçimine geçtiğimi, ilişkilerde çözümü daha da derinlerde aradığımı anlatmak istiyorum size. Bunlar benim şahsi çıkarımlarım elbette. İlişkilerimde, her türlü sürtüşmede, kendimin nerede hata yaptığını araştırırım. Eyleme çıkmamış bir [...]

2021-03-25T14:03:28+00:00Şubat 24th, 2021|Yaşam, Yazılar|

BU UÇURUM KAPANIR MI?

Kadın,Politika, Sanat ve Yaşam Gülgün Türkoğlu Pagy Siyah Kitap "Sosyal medyada, gündelik konuşmalarımızda, sofralara ne olarak ikram ediyoruz kendimizi ? Hani şu çokbilmişlikler, her konuda düşünce bildirmeler, 'olmuş’ gibi yazmalar, şarap içilen sofralara, sirke tadında katılmalar… Çoğumuzun yaşamındaki ekşi tat, başkasından gelmiyor olabilir mi ? Kuru gürültüden sağır olmuşluğumuza pek şaşmamalı. Yayın Tarihi: 05.01.2021 ISBN: 9786057003737 Dil: TÜRKÇE Sayfa Sayısı: 336 Cilt Tipi: Karton Kapak Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı Boyut: [...]

2021-03-25T14:44:06+00:00Şubat 6th, 2021|Kitaplar|

Akademisyenlere Bir Öneri

Akademisyenlerimize naçizane bir önerim var: Hegel'in felsefesine "diyalektik", yöntemine de "kurgusal" dediğiniz yayın ve videoları gözden geçirin. Bu yüzyılda, Hegel'in, giderek daha sağlam kavranıldığına tanıklık edeceğiz gibi görünüyor. Diyalektik felsefeyi taçlandıran Kant'tır. Hegel, onu nasıl eleştirdi ve aştı? Bu neden önemsenmiyor? Hegel'in felsefesi, diyalektiğin aşılmasının müthiş serüvenidir; nasıl olacak bu iş? İleride, kurgusal olanın, kurgulda sadece ve hem de ilk kıpılarından olması hasebiyle, Hegel'in, feci yanlış anlaşılmasına birer örnek olacaksınız. [...]

2022-01-15T12:51:09+00:00Kasım 15th, 2020|Notlar|

3 KÜS KARDEŞ

Felsefe Bilim ve Din Gülgün Türkoğlu Pagy Siyah Kitap Parçalara bölüp indirgeyerek düşünmenin ve eylemenin sınırına geldik sayılır. Bu hızla üremeye ve tüketmeye devam etmemiz artık olanaklı görünmüyor. Kendimize, çevremize duyduğumuz derin yabancılaşma nedeniyle neredeyse delilik sınırında yaşıyoruz. Oysa, kadim öğretilerin, kutsal metinlerin anlattığı Birlik, felsefe tarafından sınandı. Bahsedilen Birlik’e ulaşan her bireyin bir özbilinç varlığı olarak, duyguda sevgi, hazda kutsanmışlık yaşadığı sonucuna vardı felsefe. Evrenimizin, hem hologram hem de [...]

2021-03-25T14:14:53+00:00Temmuz 15th, 2020|Kitaplar|

KADIN

“Kadın sorunları”nın, kadın hakları çağrısını zorunlu kılan varoluşu, insanlık açısından üzücü bir tablodur. Hakikaten, “kadın hep ve yalnızca öteki.” Erkeğin iktidarına bir tehdit olarak algılanan kadınların sorunlarının “erkek sorunu” olarak tanımlanmaması dahi problemin kaynağına işaret eder nitelikte. Kadın haklarının, hatta annelik hakkının bile erkekler tarafından kontrol edilmesine varan, acımasız ve indirgemeci yaklaşımların incittiği ruhlarımızla bugünlere kadar geldik. Anne Pons’un dediği gibi: “Özgürlüğe giden yol uzundur. Bu yolun daha sonraki istasyonlarına [...]

2021-03-25T14:48:58+00:00Temmuz 14th, 2020|Kitaplar|

Kabalık

Yakın ilişkilerde kabalık, kişinin yüzleştiği kendiyle memnuniyetsizliğini de barındırır. Öylesine bir “uca savrulmuşlukta” kendiyle birlikte olmayı sürdüren (arkadaş, eş, akraba) değer yitimine uğrar; çünkü özsaygı eksikliği, kendine değer vereni de değersizleştirir. Köle-efendi diyalektiğinde kazançlı çıkan tarafın, kaybedenden bağımsızlaşabildiği önemli bir noktadır bu. Efendi, özsaygı yitimi yaşadığı için kapana kısılır. Kendine saygı gösteren alt tarafı köledir! Bir türlü, onaylanmışlık duygusu yaşayamaz. Tabii, köle de bu ince ayrıntıyla, ancak özgür yaşama geçtikten [...]

2020-06-12T10:30:09+00:00Haziran 12th, 2020|Notlar|

Tate Exchange: Sanat nedir? Sanatçı kimdir?

  “Sanat güzelliği, tinden doğmuş ve yeniden doğmuş güzelliktir.” Bu cümleyi ilk okuduğumda, çeviri hatası olduğunu düşünmüş, orijinaline bakma gereksinimi duymuştum. Çeviri hatası yoktu. Anlayışım yetersizdi. Ne demek istiyordu bu cümle? Sanat, din, felsefe, şu Tin olmadan olanaklı olmuyordu! Neydi bu Tin? Tinin ne olduğu ile ilgili kavrayışımda bir sorun vardı. Geist, Psükhe/Pneuma kavram çalışmalarımı derinleştirdikçe, gelişigüzel çevirilerde, Tin’in, ruh olarak karşılanarak, anlamının büyük ölçüde indirgendiğini gördüm. En yakın örtüşme [...]

2021-03-25T14:55:25+00:00Nisan 29th, 2020|Sanat, Yazılar|

YÖK Başkanı’na müzik dersi

Tevâtürden edindiğim bilgiye göre, bundan bir süre önce, ülkemize gelen bir Alman mimar, Mimar Sinan’ın yapıtlarını inceledikten sonra, “Mimarinin şâhikasına imza atan bu sanatçının, içinde yetiştiği kültürün müziğini dinlemek istiyorum” deyince, kendine halk müziğimiz, sanat müziğimiz, popüler şarkılarımız dinletilir. Gelgelelim, Alman mimar bir türlü ikna olmaz ve “bu değil, bu da olamaz” diye tutturur. En sonunda, Dede Efendi ve Itrî dinletildiğinde mutmain olur ve “işte bu!” der. Tinselliğin, mimaride ulaştığı [...]

2021-08-17T07:57:15+00:00Nisan 29th, 2020|Sanat, Yazılar|

Bu filmi izlemeden “yoldayım” dememeli: Whiplash

Anrew’nun bir ideali vardır; gelmiş-geçmiş en iyi bateristlerden biri olmak. Her ideal gibi, ulaşılması zor olan bu idealini gerçekleştirebilmek için, yaşadığı ülkenin en seçkin müzik okulunda eğitimine başlar. Bir gün, ders sırasında değil ama kendince pratik yaparken (nafile ibadet) okulun en iyisi olduğu kadar, kendinden en çok ürkülen hocası, bateri çaldığı odaya gelir. Talebine icâbet edilmiştir. Ancak, Andrew yolu onunla yürüyebilecek midir? İşte, kendinin belirlediği bu talep çerçevesinde gelişen olaylar [...]

2023-01-19T07:11:32+00:00Nisan 29th, 2020|Sanat, Yazılar|

Balzac’ın Hırçın Güzeli

Fransız yazar Honoré de Balzac’ın Bilinmeyen Başyapıt isimli eseri sanatı kavramsal düzeyde ele alan ve kapsamlı düşünme olanağı sunan bir kısa öyküdür. On dokuzuncu yüzyılda yazılmış olmasına karşın zamanına aşkın tinselliği okuyucuyu sarsıcı niteliktedir. Bugüne dek Cezanne, Matisse, Picasso gibi birçok ünlü sanatçının; Karl Marks’ın, sanat kuramcılarının ilgisini çeken bir başucu yapıtı olmuştur. Balzac’ın ve öykünün tinselliğinden derinden etkilenen Picasso’nun 1937 yılında olayın geçtiği adres olan Grands Augustins sokağında konumlandırılan [...]

2021-05-28T08:10:14+00:00Nisan 28th, 2020|Sanat, Yazılar|