sanat

Ana Sayfa/Tag: sanat

Tate Exchange: Sanat nedir? Sanatçı kimdir?

  “Sanat güzelliği, tinden doğmuş ve yeniden doğmuş güzelliktir.” Bu cümleyi ilk okuduğumda, çeviri hatası olduğunu düşünmüş, orijinaline bakma gereksinimi duymuştum. Çeviri hatası yoktu. Anlayışım yetersizdi. Ne demek istiyordu bu cümle? Sanat, din, felsefe, şu Tin olmadan olanaklı olmuyordu! Neydi bu Tin? Tinin ne olduğu ile ilgili kavrayışımda bir sorun vardı. Geist, Psükhe/Pneuma kavram çalışmalarımı derinleştirdikçe, gelişigüzel çevirilerde, Tin’in, ruh olarak karşılanarak, anlamının büyük ölçüde indirgendiğini gördüm. En yakın örtüşme [...]

2021-03-25T14:55:25+00:00Nisan 29th, 2020|Sanat, Yazılar|

YÖK Başkanı’na müzik dersi

Tevâtürden edindiğim bilgiye göre, bundan bir süre önce, ülkemize gelen bir Alman mimar, Mimar Sinan’ın yapıtlarını inceledikten sonra, “Mimarinin şâhikasına imza atan bu sanatçının, içinde yetiştiği kültürün müziğini dinlemek istiyorum” deyince, kendine halk müziğimiz, sanat müziğimiz, popüler şarkılarımız dinletilir. Gelgelelim, Alman mimar bir türlü ikna olmaz ve “bu değil, bu da olamaz” diye tutturur. En sonunda, Dede Efendi ve Itrî dinletildiğinde mutmain olur ve “işte bu!” der. Tinselliğin, mimaride ulaştığı [...]

2021-08-17T07:57:15+00:00Nisan 29th, 2020|Sanat, Yazılar|

Bu filmi izlemeden “yoldayım” dememeli: Whiplash

Anrew’nun bir ideali vardır; gelmiş-geçmiş en iyi bateristlerden olmak. Her ideal gibi, onunki de ulaşılması zor bir idealdir. Bunu gerçekleştirebilmek için yaşadığı ülkenin en seçkin müzik okulunda eğitimine başlar. Bir gün, ders sırasında değil ama kendince pratik yaparken (nafile ibadet) okulun en iyisi olduğu kadar, kendinden en çok ürkülen hocası, bateri çaldığı odaya gelir. Talebine icâbet edilmiştir. Ancak, Andrew yolu onunla yürüyebilecek midir? İşte, kendinin belirlediği bu talep çerçevesinde gelişen [...]

2021-03-25T15:00:49+00:00Nisan 29th, 2020|Sanat, Yazılar|

Balzac’ın Hırçın Güzeli

Fransız yazar Honoré de Balzac’ın Bilinmeyen Başyapıt isimli eseri sanatı kavramsal düzeyde ele alan ve kapsamlı düşünme olanağı sunan bir kısa öyküdür. On dokuzuncu yüzyılda yazılmış olmasına karşın zamanına aşkın tinselliği okuyucuyu sarsıcı niteliktedir. Bugüne dek Cezanne, Matisse, Picasso gibi birçok ünlü sanatçının; Karl Marks’ın, sanat kuramcılarının ilgisini çeken bir başucu yapıtı olmuştur. Balzac’ın ve öykünün tinselliğinden derinden etkilenen Picasso’nun 1937 yılında olayın geçtiği adres olan Grands Augustins sokağında konumlandırılan [...]

2021-05-28T08:10:14+00:00Nisan 28th, 2020|Sanat, Yazılar|

Avrupa’dan gelen Müslümanlık

Perspektifin tarihini inceleyenler bilirler; çağımızda, ortaokul öğrencisinden uygulaması beklenilen perspektif bilgisi, örneğin; Helenistik dönemde, sanatçılar tarafından bile bilinmeyen bir şeydi. Basit bir şeyden söz ediyorum: Yanlarında, sokak lambalarının düzenli olarak dizildiği bir sokağı resmedeceksek, sokağın bize yakın tarafındaki direklerin boyuyla, uzakta kalanların boyunun aynı olmayacağını biliriz. Resme, bir derinlik duygusu veririz bu bilgiyle. Klasik dönem sanatçısının, bunu, çalışmasına aktarabilmesi olanaklı değildi. Gombrich’in “Sanatın Öyküsü” isimli kitabını henüz okumadıysanız mutlaka okuyun. [...]

2021-03-25T15:06:47+00:00Nisan 28th, 2020|Sanat, Yazılar|

TBMM Başkanı’na açık mektup

Sayın Kahraman, Sizi tebrik ederek satırlarıma başlayayım. Zekisiniz, şaşırtmayan bir hesapçılıkla, bir taşla iki kuş vurdunuz. Bravo doğrusu! Hem kadın, hem sanat, nasibini aldı kısıtlamanızdan. Haklısınız ikisi de tehlikeli. Sınırlanamayacak yegâne gücün, kusursuz özgürlüğün yani sanatın bağrında, kadın bedeni, nasıl da tehlikeli! Yazık! Oysa, ferdî hikmetin ta kendi! Bireysel özgürlüğün nefes aldığı cennet bahçesi. Siz, hiç, bir sanatçıyı eserini yaratırken izleme fırsatı buldunuz mu Sayın Kahraman? Hani, o özgürlüğün doruğunda, [...]

2021-03-25T15:08:32+00:00Nisan 28th, 2020|Sanat, Yazılar|

Salome, Yudit ve Delila

Yazı yazmak için oturup yarım bırakanlardanım. Her oturuşumda iki davetsiz misafirim olur: Platon ve Aristoteles. Konuşmadan, beni esir alırlar. Platon olanaklı olduğu ölçüde soyut olanda kalmamı, İdeal olanı vurgulamamı önerir: “Veciz olanı, lakonik ifadeyi anlamayanla işin ne?” diye sorarak baskı kurar. Aristoteles ise tüm bağlantıları göstermemde, bir dizge oluşturmamda ısrar eder; analitik ve mükemmeliyetçi yanımı esir alır. Onları anlamaya çalışıyor olmamdan dolayı, beni böylesine teklifsizce ele geçirmeyi kendilerine hak görmelerine [...]

2021-03-25T15:13:56+00:00Nisan 28th, 2020|Sanat, Yazılar|

Evi Toparlarken, Varlığın Birliği

Dağınık bir evi toplamamız gerektiğinde, bir yeteneğimize başvururuz: Kategorilerle düşünme. Giysi dolabından başlayalım. Kazaklar kazaklarla, çoraplar çoraplarla (nitelik). Uzun elbiseler bir yana, mini etekler öteki yana (nicelik). Benim tarağım şuraya, karımın tarağı buraya (iyelik). Banyo havluları banyoya, mutfak havluları mutfağa (yer/mekân). En son, banyoyu temizleyeceğim (zaman). Dik durması gereken çizmeler, ayakkabı dolabının rafsız bölümüne (durum). Kadehler, cam bardak dolabına (ilişki). Buruşturduğum (etkinlik) kâğıtlar (edilginlik), çöp sepetine. Aristoteles’e göre, elimizi attığımız [...]

2021-05-29T07:51:06+00:00Şubat 6th, 2020|Felsefe, Yazılar|