Yasama, Yürütme, Yargı ve İslâm

Bir çocuk gördüğümüzde, anne ve babasının olduğunu, anne ile babayı bizzat görmesek de biliriz. Karşı cinse ait iki beden birleşmiş ve çocuk olmuştur. Çocuğun var oluşu, hiç görmediğimiz iki cinsten insanın bedende rüşte geldiklerinin yeterli bir zeminidir; kanıtıdır. Kadın ve erkeğin var oluşu, çocuğun bedeninde bir ayrımlı birlik olarak içkindir: Anne, baba, çocuk. İster halk, isterse Hakk tarafından olsun, var edişin aslının işte bu üçleme olduğu söylenilir. Üçleme; teslis ya [...]

2021-03-26T08:13:49+00:00Mart 2nd, 2020|Din, Yazılar|

Yapay Zekâ ve Tanrı

Joseph Sirosh, Microsoft’ta, teknolojiden sorumlu başkan iken kendisiyle yapılan bir söyleşide, Yapay zekânın (YZ) en sevdiği tanımının, “Doğal aptallığın karşıtı,” olduğunu belirtiyor. Bu tanım, bizi gülümsettiği kadar düşündürse keşke; doğal aptallık, hinlikle saklanmış derin bir uçurum sanki. Söyleşi ilerledikçe anlıyoruz ki, Sirosh’un, YZ’den beklentisi henüz karşılanmamış. Yaptıkları işin yalnızca veri derlemek olduğunu, bunun da bizde, insan benzeri yetenek algısı oluşturduğunu söylüyor. Bu nedenle, henüz hedefe uzak olduğumuzu düşünüyor. Her şeyin [...]

2021-03-26T08:15:00+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Din Nedir? Gerekli midir?

Ülkemiz, hiç olmadığı kadar bir iç savaşın eşiğinde, ama bilgisizlik kendi tarafını tutmakta diretiyor. Yugoslavya parçalandıktan sonra anlatılanlardan, beni en çok yaralayan olay, kuşaklar boyu komşuluk yapan, çocukluğunda birlikte beş taş, körebe oynamış olanların, nasıl olup da yandaki eve girip komşuları olan erkekleri öldürüp, komşuları olan kadınlara tecavüz edebildiği olmuştu. Etki, tepki yaratıyor, oysa sorumlu davranmalıyız. Gündelik yaşamda tanık olunan “bize benzemeyen”, “bizden olmayan” tutumu endişe verici boyutlarda. En basit [...]

2021-03-26T08:17:58+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Kutsalın Yorumu Nasıl Yapılır?

Kutsal metinlerin yorumu, gerçeklikten alınan payın, yukarıya çıkıldıkça arttığı bir piramide benzer. Yorumcunun bilgi, irfan, ruhaniyet ve niyetinden, böylece bulunduğu mertebeden bağımsız değildir. Anaokulundan, doktora seviyesine bir ilerlemeye benzetilebilir. Kutsal bir metnin, literal yorumuyla örneğin simgesel, alegorik ya da mistik yorumu arasında büyük bir fark olacaktır. Böylesi bir kapsamlılık bizi, Mevlânâ’ların, Yunus Emre’lerin bağrında yetiştiği din ile İŞİD’in savunduğu dinin aynı olması gibi şaşırtıcı bir sonuçla baş başa bırakır: Platon’un [...]

2021-03-26T08:19:13+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Tanrım, Üç Boyutla Aran Niçin İyi Değil?

Topluma karıştığımız her ortamda, biz meşgulken zeminden akıp giden bir ırmağa benziyor bilinçaltımız. Kokusu ve renginde gözlemlemeye başladığımız ürkütücü değişiklikler, debisinin de bir hayli yükselmesi nedeniyle tehlikeli bir hâl aldı. Artık, üzerinde durduğumuz zemini sarsıyor, dengemizi bozuyor. Maruz kaldığımız bu akıntının, bir girdap oluşturup oluşturmaması, bizim kendimizi nerede konumlandırdığımızdan bağımsız olmasa gerek. İnsan psişesini, sadece kişiyi ilgilendiren bir konu olarak ele almanın, kişisel bir bakış içine hapsetmenin, ölümcül bir hata [...]

2021-06-05T15:16:38+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Tarikat ve Cinsellik

Rıza Zelyut’un Osmanlı’da Oğlancılık[1] adlı kitabının toplatılmasına karar verilmiş. Gerekçe olarak, toplumsal yaşamın düzenli gitmesi için sadece yasalara uymanın yeterli olmayacağı beyan edilmiş. Hemen her gün, tarikat liderleri ve din adamlarınca güncellenen, erkekler için tahrik edici olan uzuv, eşya listesine, bu hafta mekân başlığı da açıldı. Söylenilecek yeni bir şey kalmadı sanırım; üzüntü, tiksinti, hayret barındıran tüm duygular aktarıldı. Konuyu hızla özetlemek istersek, anne dizi ve kolunun bile tahrik edici [...]

2021-03-26T08:21:46+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Sayın Mücahit Bilici’ye Katkı ve Eleştiri

Ruşen Çakır’ın, İslâm’ın güncellenmesi ile ilgili olarak Mücahit Bilici’yle yaptığı söyleşi oldukça cesur ve ufuk açıcı, izlemenizi öneririm. İslâm’ı savunanlar ile eleştirenlerin, aynı bakış açısında olduklarını, bundan dolayı da bir çıkmaza sürüklendiklerini ya da daha doğru bir deyişle, içine düştükleri çıkmazdan kurtulamadıklarını gözlemliyorum. Bu nedenle kavramsal açıdan bakıldığında, sıkıntılı bulduğum bazı temel noktaları ele almaya çalışacağım. Sayın Bilici haklı olarak, “Allah’ın dini ise nasıl reform yapacaksın? Yani neyi değiştirmen gerekir?” [...]

2021-03-26T08:22:35+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Reformist Anlayış, Böylece Otomatik Güncelleme

İslâm pratiğinin, kendinin, kendinden, İslâm karşıtlığına gebe kaldığı aşamayı tamamladık; bebek doğdu. İçi boş tekrarlara indirgenen ibâdetler, dinin ikiyüzlülüğe kurban edilmesi, annesinin ayakkabısını, giysilerini giymiş çocuk örneği gibi ortada bıraktı bizi: Ciddiye alınmıyoruz. Bu ülkede yaşayan hiçbir yetişkinin, bebeğin meydana gelişinde, bizâtihî katkısını inkâr etmemesi (kendini olumsuzlaması), zorunlu olarak olumluyu ortaya çıkaracaktır: Bu, bebeğin sorumluluğunun beraberce üstlenilmesidir. Hasta olduğunu kabul etmek ve bir doktora gitmek olumludur. İslâm, bildirilmiş son din [...]

2021-03-26T08:23:19+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Hz. Eyyûp ve Kibir

Cizvit Rahip Roberto Busa, Katolik inancındaki yedi büyük günahı esas alarak, istatiksel bir çalışma yapar ve sonuç olarak, kadınların en çok kibir nedeniyle günah çıkardıklarını ortaya koyar. Kibir, cinsiyet ayrımı yapmadan, kendini düşünce ve duygu düzeyinde gösterir ve “büyüklük taslamak, yüksekten bakmak,” anlamına gelir. “Kabr” mezar demektir. Hakikaten, kendini başkalarından büyük görmek ve gururlanmak insanda neşe, zevk, güzellik bırakır mı? Kibir ehlinin yürüyen bir mezar olması kaçınılmaz değil midir? Şa’şaalı [...]

2021-03-26T08:24:03+00:00Mart 1st, 2020|Din, Yazılar|

Kutsal-Dışı Bir Yaşam Olanaklı mı?

Kozmosun tamamı, bir hiyerofani olabilir mi? Eğer öyleyse, kutsal-dışından söz etmek olanaklı mıdır? Kutsallıktan tamamen arındırılmış bir kozmos düşüncesi, insan zihninin yeni bir keşfidir Mircea Eliade’ye göre. Kutsal olanın, dinle bağıntısı kurulduğunda, dinler kalksa da dinselliğin kalkıp kalkmayacağı yerinde bir sorudur. Binlerce yıllık deneyimin yerini alan aklın, nihayetinde “deneyim”in aktardığı bütünselliğe işaret eden bulgulara ulaşması tesadüf olabilir mi? İşaret edilen bilimsel çalışma konuları şunlardır: Hologram evren ve kozmosun bilinçli olma [...]

2021-03-26T08:24:48+00:00Şubat 23rd, 2020|Din, Yazılar|