Politika

Türk’ün, Kürtlükle Sınavı

Adâlet ve Kalkınma Partisi’nin kurucularının, partinin ismiyle müsemmâ, tutarlı bir yolda ilerlenilmesini, samimi bir hedef olarak belirlediklerinden kuşku duymak gereksizdir. Bazılarımız -niyet okumadan- bu adı duyar duymaz, hedefe kısa vadede ulaşmanın olanaksızlığını hemen anlamıştı. Bu hızlı okumayı olanaklı kılan, partinin adı için seçilen heybetli Adâlet kavramıydı. Toplumsal karşılığı oldukça cılız olan, bir heybetli kavram. O zamanlar, bu kavramının tabanda yaygın bir karşılığı henüz yoktu; eksikti. Adâlete muhtaç bırakılan gruplar, sınıflar, [...]

2021-03-26T07:31:43+00:00Nisan 14th, 2020|Politika, Yazılar|

Türk Solu’nun açamadığı kilit

“Bazen, etrafımızda o kadar esrarlı bir hadise olur ki, ince teferruatına kadar bunu sezeriz, fakat hiçbir şey idrak edemeyiz; ruhumuzun içinde ikinci bir ruh her şeyi anlar, fakat bize anlatmaz.” Peyami Safa yazmış bunu. Sokrates’in ise Diamon’u vardı. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmasını sağlayan; onunla konuşarak, onu yönlendiren; baldıran zehrini içmesini isteyecek olan yargıçların korkulu rüyası olan. Bu kutsal ilke, bu içsel kâhin, Hristiyanlık döneminde Demon yani iblis, cin gibi [...]

2021-03-26T07:35:11+00:00Nisan 14th, 2020|Politika, Yazılar|

Türk Solu’na anahtar

“Türk Solu’nun açamadığı kilit” başlıklı yazım çok okundu, çok tartışıldı. Doğrudan insanın özüne işaret ettiğim bu yazıyla, neden başka grupları değil de solcuları mahkum ettiğim soruldu. Yanıt çok basit: Sol özünde, ezilenin, sömürülenin, mağdurun yanında olduğu için; yaşamını sağlayabilmek için emeğinden başka bir şeyi olmayanların haklarını örgütlü bir biçimde savunan bir dünya görüşü olduğu için. Konu politika olunca, başka alanlarda maceracı okur bile kilitlenip kalıyor. Politik görüşümüz, çoğumuz için tuttuğumuz [...]

2021-03-26T07:36:27+00:00Nisan 14th, 2020|Politika, Yazılar|

Tek-tipleştirme tehlikesi

Uygar bir ülke vatandaşı olmayı çok isterdim. Bazı seçimlerde, dinci ya da faşist olmayan, oy oranı çok düşük bir partiye oy vermek gibi bir seçeneğimin olabilmesini; sıradan bir vatandaşın yapabildiği kadar ekonomiden anlamayı, stagflasyon sözcüğünün değil anlamını bilmeyi, hiç duymamış olmayı ne çok isterdim. Tefekkürlerime âniden inerek, “bunu mutlaka yazmalıyım” dedirten coşkuma: “Baksana memleketin durumuna, şimdi sırası mı?” diyerek ayar veren aklımı, dinlememe lüksüm olsun isterdim. Barış ve adâlet isteyenlerin [...]

2021-03-26T07:37:43+00:00Nisan 14th, 2020|Politika, Yazılar|

Sayın Cumhurbaşkanım, İhsan Eliaçık kimsesizdir…

Sayın Cumhurbaşkanım, Affınıza sığınarak, size sorular sormak istiyorum: Siz de, İslâm’ın içine çekildiği düşük seviyeden; sanki, ibâdetlerin yegâne hedefinin, cinsel dürtülerin kontrol altına alınması olduğu yönündeki açıklamalardan usandınız mı? “Şüphesiz, müminler, kardeşlerdir” âyeti ile işaret edilen müminliğin, “ben müminim” diyen herkese nasip olmadığını bilenlerdensiniz. Önceki gece, siz de benim gibi çok az mı uyuyabildiniz? Kültürün Tanrısı’nı değil de Allah’ı, Emevî dinini değil de İslâm’ı anlatan İhsan Eliaçık’a verilen cezâ, sizin [...]

2021-03-26T07:39:41+00:00Nisan 14th, 2020|Politika, Yazılar|

Savaşın gerçek tarafları

Politikacıların, Hulk, King-Kong kabalığında endam ettiği günümüzde, işlerini tilki kurnazlığıyla yürüten İngiliz politikacıları özlemle anacağız neredeyse. Kurnazlığa başvurmanın bir nevi dürüstlük anlamına geldiği, bu nedenle çelişkinin olgusal gücünün hissedildiği zamanlardı. Oysa artık, iyiyi, doğruyu, hayat kurtarıcı olanı, evrensel değerleri, adaleti kısacası insanca yaşamı hedeflemeyen ve bunu açık açık, kaba saba dile getiren politikacılar yönetiyor dünyayı. Kötülüğün dürüstçe dile getirilmesi değil; kitlelerin köleleştirildiğinden emin olduğu için, artık gizlenmeye gerek duymayan cahil [...]

2021-03-26T07:41:03+00:00Nisan 13th, 2020|Politika, Yazılar|

Politikacılarımız, bürokratlarımız ve biyolojik evrim

İlk hızlı tren kazalarının birinden sonra makinist, “Bugüne dek, yalnızca normal tren kullandım, hızlı tren kullanma eğitimi vermeden, hızlı tren kullanma görevi verdiler.” demişti. Sonuncu kazayla anladık ki; hızlı tren var, sinyalizasyon yok! İhmalkârlık listesi çok uzun. “Kaza değil cinayet” başlıklı haberleri kanıksadık. Çocuklara tecavüz ediliyor, her gün bir kadın ve bir işçi ölüyor, hayvanlara işkence ediliyor. Hukuka güvenmiyoruz, güvenemiyoruz; elinde bavuluyla hapishane kapısında el sallayan gazeteci fotoğrafı görmediğimiz hafta [...]

2021-03-26T07:42:14+00:00Nisan 13th, 2020|Politika, Yazılar|

Önce, çocuk haklarını çaldık hep birlikte

İlk hamileliğimde, radyoda bir çocuk gelişim uzmanını dinlerken denk geldiğim, çocuk yetiştirmemde çok yararlandığım bir öneriyi paylaşarak başlamak istiyorum yazıma. Adını anımsayamadığım bu uzman, belirli bir yaş aralığındaki çocuklara, “Ne içmek istersin?” gibi bir sorunun sorulmaması gerektiğini söyledi ve ekledi: “Eğer, ‘rakı’ derse rakı vermeniz gerekir. Bu yaş grubuna, ucu açık soru sorulmaz. O nedenle, her konuda, soru tarzınız şu yönde olmalıdır: ‘Meyve suyu mu, süt mü içmek istersin?’” Oğlum [...]

2021-08-18T13:17:40+00:00Nisan 13th, 2020|Politika, Yazılar|

Mangal yürekli erkekler olmalı

McKinsey ile çalışacaklarmış. Sanki, bilgisayar ihalesini verdikleri firmayı açıklıyor. Ahlâken iflas etmiş bir kitle bu. Sizi, bir ahlâkî konkordato da kurtarmaz. Firavun’dan betersiniz. Hiç olmazsa o, Musa’nın Rabbi’ne dua edecek kadar dürüsttü. Musa gibi, köleliğe başkaldıran bir devrimci de görünmüyor ortalıkta. Ürkerek, her sözcüğü bir öncekinin peşine hüzünle yerleştirerek yazacağım bir konu seçtim bu hafta: sofra. Yemek yeme tarzımızı dile getireceğim, sofra ile akıl ilişkisini. Bizi, bir daha ezemesinler diye; [...]

2021-06-18T12:12:24+00:00Nisan 13th, 2020|Politika, Yazılar|

Kim, CHP’ye, “halkın kafasını şişiren cılk parti“ dedi?

Niyazi Berkes’in, “200 Yıldır Neden Bocalıyoruz?” adlı kitabında, günümüzü, kendimizi anlamamıza yardımcı olacak düşünceler var. Bocalama nedenleri arasında, merkantilist ekonomik politikalara olan yabancılık, yeni bir çağın doğuşunu kucaklayan Avrupa’nın yanıbaşında bulunan Osmanlı Hükümdarlığı’nın hâlen Orta Çağ zihniyeti içinde olması, Cumhuriyet  devrimlerinin anlaşılmamış olması, sorunlu “aydın tutumu” sayılabilir. Yazara göre, Batı taklitçiliği önemli bir sorun olsa da, Türkiye’nin Batılılaşmada en çok başarı gösterdiği dönemler, Batı dostu olmadığı dönemlerdir. Bizde, Batıcılıkla anlaşılan [...]

2021-03-26T07:45:51+00:00Nisan 13th, 2020|Politika, Yazılar|